top of page

ATKUYRUĞU

Equisetum arvense L.

ATKUYRUĞU
Equisetum arvense L.
Atkuyruğu, Equisetaceae familyasına ait, çiçek ve tohum oluşturmayan, sporla çoğalan çok yıllık bir bitkidir. Bilimsel adı Equisetum arvense L.’dir. Halk arasında kırkkilit otu, zemberek otu, çam otu ve at kuyruğu gibi isimlerle de anılabilir.
Bitkinin tıbbi amaçlarla kullanılan kısmı genellikle ilkbaharın ilerleyen dönemlerinde gelişen yeşil, dallanmış ve kısır toprak üstü sürgünleridir. Erken ilkbaharda ortaya çıkan kahverengimsi, spor taşıyan verimli sürgünler tıbbi drog olarak tercih edilmez.
Atkuyruğu; flavonoidler, fenolik asitler, triterpenler, steroller ve çeşitli mineral bileşenler içerir. Bitki özellikle silisyum içeriğiyle tanınmakla birlikte, toplam silisyum miktarı ile insan vücudunca emilebilen silisyum miktarı aynı değildir. Toprak, yetişme ortamı, hasat zamanı ve hazırlama şekli bitkinin kimyasal bileşimini önemli ölçüde etkileyebilir.
Bilimsel literatürde atkuyruğunun en fazla araştırılan alanları idrar söktürücü etki, kan basıncı, idrar yolları, yara iyileşmesi, kemik metabolizması ve inflamasyondur. Bununla birlikte güçlü insan verileri yalnızca birkaç kullanım alanıyla sınırlıdır.
1. İdrar Söktürücü Etki Gösterebilir
Atkuyruğunun geleneksel kullanım alanlarının başında idrar miktarının artırılması ve hafif sıvı birikiminin azaltılması gelir.
Nasıl Yapıyor?
Atkuyruğunda bulunan flavonoidler, fenolik bileşikler ve mineral tuzların böbreklerden su atılımını etkileyebileceği düşünülmektedir. Etkinin tek bir bileşenden değil, bitkideki çeşitli maddelerin birlikte oluşturduğu farmakolojik yanıttan kaynaklanması muhtemeldir.
Sağlıklı erkek gönüllülerle gerçekleştirilen randomize, çift kör ve çapraz tasarımlı bir klinik çalışmada standardize kuru Equisetum arvense ekstresi; plasebo ve hidroklorotiyazid adlı idrar söktürücü ilaçla karşılaştırılmıştır. Çalışmada atkuyruğu ekstresinin 24 saatlik su dengesine göre plasebodan daha güçlü bir diüretik etki oluşturduğu ve araştırma koşullarında hidroklorotiyazide benzer sonuç verdiği bildirilmiştir. Kısa çalışma süresinde elektrolit atılımında veya böbrek fonksiyon göstergelerinde anlamlı bir bozulma saptanmamıştır [1].
Ancak bu araştırma yalnızca 36 sağlıklı erkek üzerinde, kısa süreli ve standardize bir ekstreyle gerçekleştirilmiştir. Sonucun kalp, böbrek veya karaciğer hastalığına bağlı ödemi bulunan kişiler için geçerli olduğu söylenemez.
Sonuç
Standardize atkuyruğu ekstresi kısa süreli kullanımda idrar çıkışını artırabilir. Bununla birlikte “vücuttaki bütün ödemi atar” şeklindeki bir ifade bilimsel olarak doğru değildir.
Bacaklarda veya tüm vücutta oluşan ödem; venöz yetmezlik, lenfödem, kalp yetersizliği, böbrek hastalığı, karaciğer hastalığı, tiroit bozuklukları, protein düşüklüğü veya kullanılan ilaçlardan kaynaklanabilir. Nedeni belirlenmeden atkuyruğu kullanmak, önemli bir hastalığın teşhisini geciktirebilir.
Detaylı bilgi için: PMID: 24723963
2. Hafif Hipertansiyonda Kan Basıncını Düşürmeye Yardımcı Olabilir
Atkuyruğunun diüretik etkisi, kan basıncı üzerindeki olası etkilerinin de araştırılmasına neden olmuştur.
Nasıl Yapıyor?
Vücuttaki sıvı hacminin azalması kan basıncının düşmesine katkı sağlayabilir. Bunun yanında bitkide bulunan bazı fenolik maddelerin damar tonusu ve oksidatif stres üzerinde etkili olabileceği düşünülmektedir.
Evre 1 hipertansiyonu bulunan 58 yetişkinle gerçekleştirilen çift kör ve randomize bir klinik çalışmada, günde 900 miligram standardize Equisetum arvense kuru ekstresi ile 25 miligram hidroklorotiyazid üç ay süreyle karşılaştırılmıştır. Atkuyruğu grubunda sistolik kan basıncında ortalama 12,6 mmHg, diyastolik kan basıncında ise ortalama 8,1 mmHg düşüş bildirilmiştir. Araştırmada atkuyruğunun kan basıncı üzerindeki etkisinin hidroklorotiyazid grubuna benzer olabileceği belirtilmiştir [2].
Bununla birlikte çalışma küçük örneklemli ve tek bir standardize preparatla yürütülmüştür. Hipertansiyonun kalp krizi, inme ve böbrek hastalığı riskini artırması nedeniyle sonuçların daha büyük ve uzun süreli araştırmalarla doğrulanması gerekir.
Sonuç
Atkuyruğu hafif hipertansiyonda kan basıncının düşürülmesine yardımcı olabilir; ancak reçeteli tansiyon ilaçlarının yerine kullanılmamalıdır.
Tansiyon düşürücü veya idrar söktürücü ilaçlarla birlikte kullanılması tansiyon düşüklüğü, baş dönmesi, sıvı kaybı ve elektrolit bozukluğu riskini artırabilir. Kullanım mutlaka hekim gözetiminde değerlendirilmelidir.
Detaylı bilgi için: PMID: 35168030
3. İdrar Yollarının Doğal Savunmasını Destekleyebilir
Atkuyruğu geleneksel olarak idrar yollarının yıkanması, mesane yakınmaları ve “böbrek kumu” olarak adlandırılan hafif kristal birikimleri için kullanılmıştır.
Nasıl Yapıyor?
İdrar miktarının artması, bazı mikroorganizmaların ve küçük kristallerin idrar yollarından uzaklaştırılmasını kolaylaştırabilir. Ayrıca atkuyruğundaki bazı bileşiklerin mesane yüzeyinin doğal savunma mekanizmalarını etkileyebileceği düşünülmektedir.
Sağlıklı gönüllülerden elde edilen idrar örnekleri üzerinde yapılan bir insan araştırmasında, yedi günlük atkuyruğu ekstresi kullanımının idrardaki Tamm–Horsfall proteini, güncel adıyla uromodulin salgılanmasını artırdığı bildirilmiştir. Bu proteinin bazı üropatojen Escherichia coli bakterilerinin mesane hücrelerine bağlanmasını engellemeye yardımcı olduğu bilinmektedir. Araştırmada atkuyruğu kullanımından sonra alınan idrar örneklerinin bakteriler ile mesane hücreleri arasındaki etkileşimi azalttığı görülmüştür [3].
Bu sonuç, atkuyruğunun idrar yolu savunmasını destekleyebilecek bir mekanizmasını göstermektedir. Ancak çalışma, aktif idrar yolu enfeksiyonu bulunan hastalarda klinik iyileşme veya antibiyotik gereksinimini değerlendirmemiştir.
Sonuç
Atkuyruğu idrar akışını ve idrar yollarının bazı doğal savunma mekanizmalarını destekleyebilir. Bununla birlikte idrar yolu enfeksiyonunu tedavi ettiği veya böbrek taşını erittiği kanıtlanmamıştır.
İdrar yaparken yanma, ateş, titreme, idrarda kan, bel-yan ağrısı, bulantı veya tekrarlayan enfeksiyon varsa tıbbi değerlendirme gerekir. Atkuyruğu antibiyotiklerin yerine kullanılmamalıdır.
Detaylı bilgi için: PMID: 35809378
4. Yara İyileşmesini ve Epizyotomi Sonrası Ağrının Azalmasını Destekleyebilir
Atkuyruğu, geleneksel olarak küçük cilt yaralarında ve kanamanın azaltılmasında kullanılan bitkilerden biridir.
Nasıl Yapıyor?
Bitkideki fenolik bileşikler, flavonoidler ve silisyum türevlerinin inflamasyonun sınırlandırılması, bağ dokusu oluşumu ve kollajen sentezi üzerinde etkili olabileceği düşünülmektedir. Tanen benzeri bileşiklerin büzücü etkisi de yara yüzeyinin korunmasına katkıda bulunabilir.
Doğum sırasında epizyotomi uygulanmış kadınlarla gerçekleştirilen çift kör ve plasebo kontrollü bir klinik çalışmada yüzde 3 Equisetum arvense içeren merhem, on gün boyunca yara bölgesine uygulanmıştır. Atkuyruğu merhemi kullanılan kadınlarda yara iyileşmesi puanlarının daha iyi ve ağrı şiddetinin daha düşük olduğu bildirilmiştir [4]. Araştırmacılar bunun insanlarda gerçekleştirilen ilk çalışmalardan biri olduğunu ve sonuçların başka araştırmalarla doğrulanması gerektiğini belirtmiştir.
Hayvan çalışmalarında yüzde 5 ve yüzde 10 atkuyruğu merheminin yara kapanmasını, epidermis ve dermis yenilenmesini, yeni damar oluşumunu ve granülasyon dokusunu desteklediği görülmüştür [5]. Diyabetik hayvanlarda yapılan başka bir çalışmada da yara iyileşmesi üzerinde olumlu sonuçlar bildirilmiştir [6]. Bu veriler klinik çalışma sonucunu destekleyebilir; ancak hayvan bulguları insanlarda kesin tedavi kanıtı değildir.
Sonuç
Standardize atkuyruğu içeren topikal preparatlar belirli yüzeysel yaralarda ve epizyotomi sonrası iyileşmede destekleyici olabilir. Ancak çalışmalarda özel olarak hazırlanmış merhemler kullanılmıştır.
Evde hazırlanan atkuyruğu çayı, ezmesi veya tentürü açık, derin, enfekte, cerrahi ya da diyabetik yaralara uygulanmamalıdır. Kızarıklığın yayılması, irin, kötü koku, ateş veya artan ağrı varsa tıbbi müdahale gerekir.
Detaylı bilgi için: PMID: 26019907, 25901493, 25867238
5. Kemik Oluşumu ve Osteoporoz Üzerinde Deneysel Potansiyel Taşır
Atkuyruğu yüksek silisyum içeriği nedeniyle kemik sağlığıyla ilişkilendirilmektedir. Silisyum; kollajen matriksi, bağ dokusu ve kemik mineralizasyonu açısından biyolojik öneme sahip bir eser elementtir.
Nasıl Yapıyor?
Kemik dokusu yalnızca kalsiyumdan oluşmaz. Mineral yapının yerleşebilmesi için kollajen bakımından zengin bir organik iskelet gerekir. Silisyumun kollajen sentezi ve kemik matriksinin oluşumuyla ilişkili süreçlere katkıda bulunabileceği düşünülmektedir.
İnsan osteoblast hücreleri üzerinde yapılan bir laboratuvar çalışmasında atkuyruğu hidrometanolik ekstrelerinin osteoblastların aktivitesini ve kemik oluşumuyla ilişkili yanıtlarını desteklediği bildirilmiştir. Aynı çalışmada bazı ekstrelerin Staphylococcus aureus bakterisine karşı aktivite gösterdiği de görülmüştür [7].
Osteoporoz modeli oluşturulan sıçanlarda yapılan çalışmalarda atkuyruğu ekstresi, tek başına veya kemik mineralizasyonunu destekleyen besinlerle birlikte kemik mineral yoğunluğu ve kemik yapısı üzerinde olumlu sonuçlar göstermiştir [8,9].
2024 tarihli başka bir deneysel araştırmada standardize atkuyruğu ekstresinin yaşlanmayla ilişkili kas fonksiyonu ve kemik yeniden yapılanması üzerindeki etkileri incelenmiş ve osteosarkopeni açısından potansiyel yarar bildirilmiştir [10]. Ancak bu araştırma da insanlarda klinik kırık veya osteoporoz tedavisini göstermemektedir.
Sonuç
Atkuyruğunun kemik yapımını destekleyebileceğine ilişkin hücre ve hayvan verileri bulunmaktadır. Buna rağmen insanlarda kemik mineral yoğunluğunu artırdığı, osteoporozu tedavi ettiği veya kırıkları önlediği kesin olarak kanıtlanmamıştır.
Atkuyruğu; kalsiyum, D vitamini, egzersiz ve osteoporoz ilaçlarının yerine kullanılmamalıdır. Osteoporoz riski olan kişilerde kemik yoğunluğu ölçümü ve hekim değerlendirmesi esastır.
Detaylı bilgi için: PMID: 22672309, 31363396, 27298503, 38574619
6. Saç ve Tırnak Sağlığıyla İlişkili İddiaların Klinik Kanıtı Sınırlıdır
Atkuyruğu, silisyum içeriği nedeniyle saç dökülmesi, saç tellerinin incelmesi ve kırılgan tırnaklar için pazarlanan birçok takviyenin içinde yer almaktadır.
Nasıl Yapıyor?
Silisyumun keratin ve bağ dokusu yapısıyla ilişkili olduğu, saç telinin mekanik özelliklerini ve tırnak sertliğini destekleyebileceği öne sürülmektedir. Ancak atkuyruğundaki silisyumun ne kadarının emildiği, farklı preparatlardan alınan miktarlar ve hedef dokulara ulaşma oranı net değildir.
Bazı saç ve tırnak araştırmalarında atkuyruğu çok bileşenli ürünlerin içinde kullanılmıştır. Bu çalışmalarda aynı preparatta aminoasitler, vitaminler, mineraller veya başka bitkiler bulunduğundan, gözlenen etkinin atkuyruğundan kaynaklandığı söylenemez.
Atkuyruğunu tek başına değerlendirerek saç dökülmesini azalttığını veya tırnak kırılmasını önlediğini gösteren güçlü, bağımsız ve plasebo kontrollü klinik çalışma bulunmamaktadır.
Sonuç
Atkuyruğunun saçları hızla uzattığı, dökülen saçları geri çıkardığı veya tırnakları kesin biçimde güçlendirdiği söylenemez. Bu kullanım alanı büyük ölçüde geleneksel bilgiye, silisyum içeriğine ve çok bileşenli ürün araştırmalarına dayanmaktadır.
Saç dökülmesinde demir eksikliği, tiroit hastalıkları, hormonal sorunlar, ilaçlar, stres, otoimmün hastalıklar ve genetik nedenler araştırılmalıdır.
7. Antiinflamatuvar ve Bağışıklık Düzenleyici Etkileri Araştırılmaktadır
Atkuyruğunda bulunan flavonoidler ve fenolik bileşikler, inflamasyonla ilişkili hücresel yollar üzerindeki etkileri nedeniyle araştırılmaktadır.
Nasıl Yapıyor?
Laboratuvar çalışmalarında atkuyruğu ekstresinin bağışıklık hücrelerinin çoğalmasını ve interlökin-2 üretimini etkileyebildiği bildirilmiştir. Bu sonuç, bitkinin bağışıklık sistemini doğrudan “güçlendirmekten” çok bazı bağışıklık yanıtlarını baskılayabileceğini veya düzenleyebileceğini düşündürmektedir [11].
2023 yılında yayımlanan bir hücre çalışmasında Equisetum arvense etanol ekstresindeki fenolik bileşikler tanımlanmış ve ekstrenin inflamasyonla ilişkili bazı hücresel sinyalleri azalttığı bildirilmiştir [12].
Ülseratif kolit oluşturulan sıçanlarda yapılan 2025 tarihli bir çalışmada atkuyruğu ekstresi ve rektal jel uygulamalarının oksidatif stres, inflamasyon ve doku hasarı üzerinde olumlu etkileri görülmüştür. Ancak çalışma deney hayvanlarında gerçekleştirilmiştir; ülseratif kolit hastalarında tedavi etkinliği göstermez [13].
Sonuç
Atkuyruğunun antiinflamatuvar ve bağışıklık düzenleyici etkileri deneysel olarak umut vericidir. Ancak romatizma, Crohn hastalığı, ülseratif kolit, sedef hastalığı veya başka inflamatuvar hastalıkları tedavi ettiği kanıtlanmamıştır.
Bağışıklık baskılayıcı veya biyolojik ilaçlarla birlikte kullanımı, olası etkileşimler nedeniyle hekim değerlendirmesi gerektirir.
Detaylı bilgi için: PMID: 25088216
8. Antioksidan ve Antimikrobiyal Potansiyel Taşır
Atkuyruğu ekstrelerinin serbest radikaller ve bazı mikroorganizmalar üzerindeki etkileri laboratuvar ortamında araştırılmıştır.
Nasıl Yapıyor?
Fenolik asitler ve flavonoidler reaktif oksijen türlerini nötralize edebilir. Bazı bitkisel bileşikler ise mikroorganizmaların hücre zarını, enzimlerini veya çoğalma mekanizmalarını etkileyebilir.
Equisetum türleri üzerine yapılan bilimsel değerlendirmeler, antioksidan, antibakteriyel, antifungal ve böbrek-idrar yollarıyla ilişkili çeşitli farmakolojik aktiviteler bildirildiğini göstermektedir. Bununla birlikte çalışmalar farklı Equisetum türleri ve farklı ekstraksiyon yöntemleri kullanmıştır. Bir türden veya laboratuvar ekstresinden elde edilen sonuç başka bir ürüne doğrudan aktarılamaz [14].
Sonuç
Atkuyruğunun laboratuvar ortamında antimikrobiyal aktivite göstermesi, insanlarda enfeksiyon tedavisi sağladığı anlamına gelmez. Antibiyotiklerin, antifungal ilaçların veya yara antiseptiklerinin yerine kullanılmamalıdır.
Tarımsal ve Botanik Açıdan Önemli Bir Not
Atkuyruğu çoğu tıbbi bitkiden farklı olarak sporla çoğalan eski bir bitki grubuna aittir. Toprak altında yatay olarak ilerleyen güçlü rizomlara sahiptir. Bu rizomlar uygun ortamlarda hızla yayıldığı için bitki tarla ve bahçelerde istilacı bir yabancı ota dönüşebilir.
Atkuyruğu genellikle:
Nemli veya dönemsel olarak su alan toprakları,
Dere, kanal ve tarla kenarlarını,
Sıkışmış veya drenaj sorunu bulunan alanları,
Kumlu, killi ve mineral bakımından farklı toprakları
kolonileştirebilir.
Bu nedenle klasik anlamda susuz tarıma uygun bir ürün olarak değerlendirilmesi doğru değildir. Yerleşmiş rizomları belirli dönemlerde kuraklığa dayanabilse de yüksek toprak üstü biyokütle üretimi için nemden yararlanır.
Tıbbi amaçlı yetiştiricilikte en önemli risklerden biri bitkinin çevreye kontrolsüz yayılmasıdır. Küçük bir rizom parçasından yeniden gelişebildiği için açık tarlada sınırlandırılmadan yetiştirilmesi sonraki ürünlerde ciddi yabancı ot sorununa yol açabilir.
Üretim düşünülüyorsa:
Kök bariyerli veya sınırlandırılmış parseller kullanılmalıdır.
Rizomların tarım makineleriyle çevre alanlara taşınması önlenmelidir.
Hasat yalnızca doğru tanımlanmış Equisetum arvense türünden yapılmalıdır.
Sanayi, maden, yoğun trafik ve kirli su kaynaklarının çevresinden toplama yapılmamalıdır.
Hasat edilen yeşil sürgünler gölgede ve iyi havalandırılan ortamda kurutulmalıdır.
Küf, ağır metal ve yabancı tür kontrolleri yapılmalıdır.
Atkuyruğu topraktan silisyum ve bazı mineralleri yoğun biçimde biriktirebildiği gibi, kirli alanlarda ağır metalleri de bünyesine alabilir. Bu nedenle yabani toplama alanının temizliği büyük önem taşır.
Doğru Tür Seçimi Hayati Önem Taşır
Equisetum arvense, benzer görünümlü diğer atkuyruğu türleriyle karıştırılabilir. Özellikle bataklık atkuyruğu olarak bilinen Equisetum palustre, toksik alkaloidler içerebilir ve ağızdan kullanım için uygun değildir.
Bitkinin yalnızca halk arasındaki adına veya görünüşüne bakılarak toplanması güvenli değildir. Tıbbi amaçlı ürünlerde tür doğrulaması yapılmış, analiz sertifikası bulunan ve güvenilir üreticilerden temin edilen ürünler tercih edilmelidir.
Güvenli Kullanım Notu
Atkuyruğunun kısa süreli ve standardize kullanımına ilişkin birkaç insan çalışması bulunmakla birlikte uzun süreli kullanım güvenliği yeterince araştırılmamıştır.
Sıvı ve elektrolit kaybı
Diüretik etkisi nedeniyle aşırı veya uzun süreli kullanım:
Sıvı kaybı,
Tansiyon düşüklüğü,
Baş dönmesi,
Sodyum veya potasyum dengesizliği,
Kas krampları,
Halsizlik
oluşturabilir.
Furosemid, hidroklorotiyazid ve benzeri idrar söktürücü ilaçlarla birlikte kontrolsüz kullanılmamalıdır.
B1 vitamini konusu
Atkuyruğunun bazı örneklerinde tiaminaz adı verilen ve B1 vitaminini parçalayabilen enzim bulunabilir. Uzun süreli veya yoğun kullanım teorik olarak tiamin eksikliği riskini artırabilir. Üretim ve işleme yöntemleri bu enzimin miktarını etkileyebilir; ancak piyasadaki her ürünün tiaminazdan tamamen arındırıldığı varsayılmamalıdır.
Alkol kullanım bozukluğu, yetersiz beslenme, emilim bozukluğu veya mevcut B1 vitamini eksikliği bulunan kişiler özellikle dikkatli olmalıdır.
Böbrek ve kalp hastalıkları
Böbrek fonksiyon bozukluğu, kalp yetersizliği veya nedeni açıklanmamış yaygın ödemi bulunan kişiler atkuyruğunu hekim önerisi olmadan kullanmamalıdır. Bu hastalıklarda sıvı ve elektrolit dengesinin değişmesi ciddi sonuçlara yol açabilir.
Karaciğer güvenliği
Atkuyruğu ürünleri nadiren karaciğer enzimlerinde yükselmeyle ilişkilendirilmiştir. Bununla birlikte klinik olarak belirgin sarılıkla seyreden karaciğer hasarıyla güçlü ve kesin bir ilişki gösterilmemiştir [15].
Sarılık, koyu idrar, şiddetli bulantı, sağ üst karın ağrısı veya yaygın kaşıntı gelişirse kullanım bırakılmalı ve tıbbi değerlendirme yapılmalıdır.
Kimler kullanmamalı veya dikkatli olmalıdır?
Aşağıdaki kişiler atkuyruğu preparatlarını sağlık uzmanına danışmadan kullanmamalıdır:
Gebeler ve emzirenler
Çocuklar
Böbrek veya kalp hastalığı bulunanlar
Tansiyonu düşük olanlar
Diüretik veya tansiyon ilacı kullananlar
Lityum kullananlar
Diyabet ilacı kullananlar
B1 vitamini eksikliği riski taşıyanlar
Bağışıklık sistemini baskılayan ilaç kullananlar
Karaciğer hastalığı bulunanlar
Atkuyruğu çayı, standardize kuru ekstre ve topikal merhem aynı ürün değildir. Klinik araştırmalarda kullanılan dozlar ve preparatlar, evde hazırlanan çaylara doğrudan çevrilemez.
KAYNAKLAR
[1] Carneiro DM, et al. Randomized, double-blind clinical trial to assess the acute diuretic effect of Equisetum arvense in healthy volunteers. Evid Based Complement Alternat Med. 2014. PMID: 24723963.
[2] Carneiro DM, et al. Antihypertensive effect of Equisetum arvense L.: a double-blind randomized clinical trial. Phytomedicine. 2022. PMID: 35168030.
[3] Mo B, et al. Aqueous extract from Equisetum arvense stimulates urinary Tamm–Horsfall protein secretion and inhibits the interaction between uropathogenic Escherichia coli and bladder host cells. 2022. PMID: 35809378.
[4] Asgharikhatooni A, et al. The effect of Equisetum arvense ointment on wound healing and pain intensity after episiotomy: a randomized clinical trial. 2015. PMID: 26019907.
[5] Ozay Y, et al. Effects of Equisetum arvense ointment on dermal wound healing in rats. 2010. PMID: 25901493.
[6] Ozay Y, et al. Effects of Equisetum arvense ointment on diabetic wound healing in rats. 2013. PMID: 25867238.
[7] Pereira CB, et al. Equisetum arvense hydromethanolic extracts in bone tissue regeneration: in vitro osteoblastic modulation and antibacterial activity. 2012. PMID: 22672309.
[8] Arbabzadegan N, et al. Effect of Equisetum arvense extract on bone mineral density in experimental rats. 2019. PMID: 31363396.
[9] Kotwal SD, et al. Anabolic therapy with Equisetum arvense along with bone mineralizing nutrients in ovariectomized rats. 2016. PMID: 27298503.
[10] Salvadori L, et al. Equisetum arvense standardized dried extract hinders age-related musculoskeletal decline. 2024. PMID: 38574619.
[11] Gründemann C, et al. Equisetum arvense modulates the function of immunocompetent cells. BMC Complement Altern Med. 2014. PMID: 25088216.
[12] Jeong SY, et al. Phytochemical investigation and anti-inflammatory properties of Equisetum arvense. 2023.
[13] Koohi-Hosseinabadi O, et al. Antioxidant and anti-inflammatory effects of Equisetum arvense in an experimental ulcerative colitis model. 2025.
[14] Boeing T, et al. Phytochemistry and pharmacology of the genus Equisetum with emphasis on kidney-related therapeutic potential. 2021. PMID: 33747109.
[15] National Institute of Diabetes and Digestive and Kidney Diseases. Horsetail. LiverTox: Clinical and Research Information on Drug-Induced Liver Injury. PMID: 35998247.

bottom of page